|
YİTİRDİKLERİMİZ
Kafkasya’dan göçten bu yana bir çok
güzel insanımızı yitirdik…Ancak; son olarak genç yaşta yitirmiş olduğumuz üç
kişi var ki gerçekten bizi derin acıya boğmuştur…
Bunlar iki tanesini trafik kazasında
birini ise kalp krizinden yitirdik…
Önce Sevgili Hüseyin’i köyde geçirdiği
elim bir trafik kazası sonrası Sinop devlet hastanesinde yetersiz ve yersiz
müdahale sonucu, Kevser ablamızı Antalya da geçirdiği trafik kazasında
anında, sevgili Apti’yi ise köyde ani bir kalp krizi sonucu yitirdik..
Herkesin başı sağolsun…!
Yitirdiğimiz dostlarımızın ortak
özellikleri vardı…Üçüde sevecen, iyi niyetli dürüst herkesin sevdiği yardımsever
insanlardı
Gençtiler güleryüzlüydüler… Herkesi üzdüler… |
|
HÜSEYİN’E
Yine sıcak bir yaz günü
Akşam üzeri…
Güneş batmaya yüz tutmuştu…
Üstümde bir ağırlık içimde bir
sıkıntı…
Acı ve buruk haberi aldım…
Hemen koştum seni bizden ayıracak
zamana doğru...
Bir tarafta senin yiğitliğine olan
güvenim..
Diğer tarafta sistemin çürümüş
sağlık sistemi
Güvenmek ya da güvenmemek…
Acil odasında …kocaman bir kentin
devlet hastanesinde ..
Sana bakacak uzman yoktu…
Oysa sen iki saat sonra aramızdan
ayrılacaktın…
Yine bu sistemin içinde iyi
yetişmemiş iki pratisyen
Ne yapacaklarını pek
bilmiyorlardı…Sonra karar verdiler ..
Belki kırılmıştır bir yerleri film
çektirelim diye
Filmin çekildi .Ancak seni
çevirdiğimizde …
Gördük ki sırtından yattığın yere
bol miktarda kan akmış…
Çıkarttılar seni gözlem odasına …
Sanki bir şeyin yokmuş , ama yinede
gözlenesin diye
Ama sen aramızdan ayrılıyordun…
Bana baktın ne olur bir şey yap
dedin..
Bir ara güvendim sistemin kırık
dişlerine…
Öyle ya koskoca doktorlar…
Bir saat sonra aramızdan
ayrılacağını bile bile
Seni oraya atmazlardı..
Döndüm sana ne kadar nazlısın
sabret dedim…
Oysa sen hiçbir zaman
nazlanmamıştın ki…
O arada, arada bir hastaneye
uğrayan uzmanlardan biri geçiyordu yanından…
Ona
seslendim bakarmısın diye ….
Oysa
haklıymışsın Hüseyin naz da yapmamışsın….
Hemen
bağırdı uzman kim bakıyor bu hastaya diye ..
Enfaktüs
başlamış ! müdahale edin diye…
Seni kısa
süreliğine de olsa yaşama döndürdüler…
Sonra
anladılar ki…Durum kötü…
Sorumluluğu attılar üzerlerinden….
Götürün
hastanızı Samsun’a dediler..
Götürüyorduk ama götüremedik…
Ayrıldın
aramızdan Hüseyin cismen..
Sistem ve
onun doktorları yeni kurbanlar için bekliyorlar Hüseyin…Gidemedim
Hüseyin üstlerine…Seni incitirler çocukların üzülür diye
Kimbilir
belki şimdi daha çok üzülüyorsundur…
Bana sahip
çıkılmadı katillerimden hesap sorulmadı yardım edilmedi diye..
Akşamları
yatağıma yattığımda …
Sabahları kalktığımda karşıma çıkıyorsun Hüseyin…
Aramızdan
ayrılırken baktığın gibi…bakarak..
Sen beni
kurtarmıştım…her şeye rağmen…
Oysa sen
benim ölümümü seyrettin diye sorguluyorsun …
Şikayet
dilekçem halen arabamda duruyor Hüseyin…
Ama seni
incitirler, çocukların incinir diye korkuyorum…
Bağışla
beni…
APTİ’YE
Apti adını her duyduğumuzda…
Memleket
hasreti kokardı hep burnumuzda…
Çünkü sen
simgeydin…
Dağyeri
deyince akla sen gelirdin…
Sen her
yere koşardın….
Düğüne
cenazeye gitmeyi ..
Zorunlu
borç bilirdin…
Senin
gidişinde bir başka oldu be Apti…
Çok
zamansız gittin…İçimizi burktun..
Bir iş
yapmaya kalksak…
Hemen ben
yapacağım derdin..
Sen git
biz yaparız derdin…
Herkes
tanırdı seni memlekette..
Çünkü sen
hep giderdin …
Onların
düğününe hastalığına ölümüne…
Büyük
küçük herkes severdi seni Apti..
Sende bir
iyilik meleği idin..
Çocuklarında çok severdi seni..
Sen hem
baba, hem ağabeydin onlar için..
Ama erken
bıraktın gittin onları…
Seni
seviyorduk, seveceğiz Apti…
Rahat
uyu….! |
HÜSEYİN’E
O hep
gülerdi…
İçinde
zerre kadar kötülük olmazdı….
Herkes
severdi onu…Genci yaşlısı…
Hatta o
aramızdan ayrıldı diye .
Küsüp köye
gelemeyenler var halen…..
O bir
melek gibiydi…
Biliyordu
aslında aramızdan ayrılacağını..…
O en son
gördüğümde vedalaşır gibiydi herkesle…Sanki
bulunduğu yere ait hissetmiyordu kendini…Öleceğini
bile biliyordu…
Aslında
gidenler çabuk unutulur Hüseyin…
Balık
hafızalıdır insanlar…Biraz da nankör…
Ama sen
başkaydın Hüseyin…
Aylar
yıllar unutturamayacak seni….
Çünkü sen
o kadar unutulmayacak şeyler yaptın ki…Vatan
deyince toprak deyince memleket deyince …
Sen
geliyorsun akla….
Sen rahat
uyu Hüseyin…!
KEVSER ABLA’YA
Sen ne kadar vefalı idin Kevser
abla…
Sen çocukla çocuk büyükle büyüktün…
Sevgi doluydun…Kızdıramazdı hiçbir şey seni…
Çünkü sen kızmasını bilmezdin…
Sevgi doluydu yüreğin…
Kıramazdın kimseyi…
Çünkü sen sevgi küpüydün…
Bol bol annelik yaptın…
Bol bol babalık yaptın…
Kol kanat gerdin çocuklarına
kardeşlerine
Hem anneydin hem abla…!
Sen herkesi kucaklardın…
Gülerdi gözlerinin içi…
O kadar samimiydin ki…
Herkes seni akrabası zannederdi…
Sen Kastamonu’daydın …
Öğrencileri çok severdin…
O kadar mutlu olurdun ki onları
doyurmaktan
Adeta arardın onları…
Gözlerin
yollarda olurdu …
Antalya ya
giden sana uğramadan gelmezdi…
Sen de o
kadar mutlu olurdun ki onların gelmesinden…
Gözlerinin
içi gülerdi….
Ah Kevser
abla ah…!
Erken ayrıldın aramızdan erken…
Çok üzdün
bizi…Kevser abla çok…!
Ayaklarım
gitmiyor Antalya ya …
Oysa
yılda üç beş defa giderdim …
Seni
hatırlatıyor bana o koca şehir….
O koca
şehir boşalmış gibi geliyor bana…
Çünkü
ayrılmıştı orada dev yürekli kadın
Boşluk
yaratmıştı yüreği kadar …
O koskoca
şehirde…
Biliyormusun Kevser abla …
Seni
sonsuzluğa uğurladıktan sonra ….
Bir defa
gittim Antalya ya …
Hizmet
ettiğin öğretmenleri gördüm…
Beni
gördüklerinde seni hatırladılar…
Taş
yürekli erkekler bile hüngür hüngür ağladılar…
Kaç
kişinin arkasından ağlanır Kevser abla kaç…
Hele de
ayrılışının üzerinden bir yıl geçmişse…
Sen hep
başkaydın Kevser abla başka…
Sen
kalbimizde yaşayacaksın Kevser abla…
Rahat uyu
…
|